Başvuru Numarası 2012-95

 Başvuru Numarası: 2012/95, Karar Tarihi: 25/12/2012

(daha fazla…)

Başvuru Numarası 2012-51

Başvuru Numarası: 2012/51, Karar Tarihi: 25/12/2012

  (daha fazla…)

Başvuru Numarası 2012-388

Başvuru Numarası: 2012/388, Karar Tarihi: 25/12/2012

(daha fazla…)

Başvuru Numarası 2012-22

Başvuru Numarası: 2012/22 Karar Tarihi: 25/12/2012                                                        

   (daha fazla…)

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Bireysel Başvurularda Mağdur Olma Koşulu (2)

3.Mağdurluk Statüsünün Kaybı

Başvurucu bütün bir yargılama boyunca mağdurluk statüsüne sahip olduğunu göstermek zorundadır.[1]Bununla birlikte, AİHM’ye göre, iki şart bir araya gelmişse, artık başvurucu mağdur niteliğini ileri süremez:Bunların ilki, ulusal mahkemelerin şikâyet edilen ihlâli açıkça tanımış olması, diğeri de mahkemelerin ihlâli tam olarak telafi etmiş olmalarıdır.[2] Zira AİHM’ye göre;

AİHM’nin yegâne görevi belirli bir davanın özel koşullarını değerlendirmektir; bu nedenle, Mahkeme, ulusal yetkililer onaylamadıkça ve AİHS’nin ihlâlinden dolayı kişi tazmin edilmedikçe, başvurucu lehine alınan bir karar ya da önlemin o kişiyi mağdur statüsünden çıkarmaya yeterli olamayacağını tekrar ifade eder.[3] (daha fazla…)

2013 Yılı Bireysel Başvuru Harç Miktarı Güncellendi

1 Ocak 2013 gün ve 28515 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 69 Seri No’lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan (I) sayılı Tarife’ de 2013 yılında Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru için yatırılacak harç miktarı 198 lira 35 kuruş olarak belirlenmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Bireysel Başvurularda Mağdur Olma Koşulu (1)

1. Genel Olarak

Bireysel başvuru hakkının doğması için bir iç hukuk kuralının uygulanması sonucu kişinin somut olarak zarar görmesi yani ihlâlin mağduru- zarar gören taraf- olması gerekir.Dolayısıyla, kişi kendisini doğrudan ve kişisel olarak etkilemeyen eylem veya işlem nedeniyle Mahkemeye başvuramaz. Yani kişi ile zarar arasında doğrudan bir nedensellik bağı bulunmalıdır. Aksi halde başvuru Sözleşme hükümleri ile “rationepersonae”-kişisel geçerlik alanı- bakımından bağdaşmaz ve Sözleşmenin 35’inci maddesinin 2’nci paragrafı uyarınca reddedilir. (daha fazla…)

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Bireysel Başvuru Hakkına Sahip Olanlar

1. Gerçek Kişiler

AİHS’nin yargısal koruma mekanizmasının faaliyete geçmesinden beri başvuruların büyük çoğunluğu, Sözleşmenin ihlal edildiğini ileri süren ve AİHM’ye doğrudan başvurucu bireyler tarafından yapılmıştır. Gerçek kişiler, vatandaşlık, ikamet, medenî durum ve fiil ehliyeti gibi hiç bir şart aranmaksızın bu haktan yararlanırlar. Bu bağlamda, Taraf bir Devletin vatandaşları, Sözleşmeye taraf ya da taraf olmayan bir Devlet uyrukları, sığınmacı ve mülteciler veya vatansızlar, ayrıca ihlâlin işlendiği sırada davalı devlet ülkesinde yasal ya da yasadışı olarak bulunan yabancılar Sözleşmeye taraf bir Devlete karşı bireysel başvuruda bulunabilirler. (daha fazla…)

Bireysel Başvuru Usulü

Bireysel başvurunun Anayasa Mahkemesine yöneltilen yazılı bir dilekçeyle yapılması gerekmektedir. Başvuru dilekçesinin şekli, içeriği ve ekleri “bireysel başvuru formu ve ekleri” başlıklı madde 59-(1)’de düzenlenmiştir. Buna göre, başvurular, İçtüzük ekinde (Ek-1) örneği bulunan ve Mahkemenin internet sitesinde yayımlanan başvuru formu kullanılarak resmî dilde yani Türkçe olarak yapılır. (daha fazla…)

Bireysel Başvuru Yolu Uygulamada Nasıl Başarılı Olabilir?

Bireysel başvuru, insan hakları ihlallerine maruz kalan veya kaldığını düşünen bireylerin haklarını elde etmeleri ile gerektiğinde zararlarını tazmin etmelerine yarayan ulusal veya uluslararası bir mekanizma olarak,  insan haklarının korunması ve geliştirilmesinde önemli işlev gören bir kurumdur.[1]

Türkiye’de anayasal bireysel başvuru yolu 23 Eylül 2012 tarihi itibariyle, bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine işlerlik kazanacaktır. Ancak Bölgesel insan hakları hukuku çerçevesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) bireysel başvuru yolu 1987 yılından beri kullanılmaktadır. AİHM’ye ülkemizden yapılan başvuruların miktarı ve başvurucuların talepleri doğrultusunda verilen ihlal kararlarının sayısı göz önüne alındığında, bu konuda başvurucuların hayli başarılı olduğu gözlenmektedir. Dolayısıyla Türkiye ulusal bireysel başvuru yoluna bu önemli uluslararası deneyimle geçmektedir. (daha fazla…)